04-12-2008, 04:58 PM
DNS (Domain Name System), TCP/IP uygulamaları tarafından bilgisayar isimlerini IP adresleriyle
eşlemekte ve elektronik e-postalara izleyecegi yol bilgisini saglamakta kullanılan dagıtık bir veritabanıdır.
Internet'e bağlı tüm bilgisayarların IP adreslerinin ve isimlerine ait bilgilerin Internet'teki bir sunucuda tutulması,sunuculara anormal bir yük
getireceginden mumkun degildir.
Bu yüzden, Internet'teki host'ların IP adresi ve isimlerinin tutulması görevi,bu işin hiyerarşik ve dagıtık olarak binlerce DNS sunucusuna
birden paylaştırılması esasına gore dizayn edilmiştir.Her site kendi bilgi veritabanını tutar ve diger sistemlerin
Internet üzerinden sorgulayabilecegi bir server programını çalıştırır.
DNS Mekanizmasinin Ortaya Cikişi->
DNS,Internet'in atası olan ARPAnet doneminden itibaren, client/server bilgisayarların network üzerinden birbiriyle iletisim kurmasını saglamak üzere gelismeye basladi.
Network'e baglı bilgisayar sayısının son derece az oldugu bu donemde, ARPAnet'e baglı her bilgisayarın isim-adres eşlemeleri HOSTS.txt isimli bir dosya'da yer alırdı.
Bu dosya, bir server üzerinden diger bilgisayarlara dagıtılır ve degisiklikler için haftada bir iki defa güncellenirdi.
Ancak network'e katılan bilgisayar sayısının artmasıyla birlikte,bu HOSTS dosyasının kullanılması pratik
olmaktan çıktı.Dosyanın büyümesiyle birlikte,dosyayı dagıtmak için gereken trafik miktarı network'un kaldıramayacagı miktarlara ulaştı.
Aynı host isimlerinin birden çokkez kullanılması sonucunda,isim cözümleme mekanizması işlemez hale geldi ve giderek büyüyen network'te bu dosyanın güncel durumda
kalmasını saglamak son derece zor olmaya başladı. ARPAnet,HOSTS dosyasından kaynaklanan bu problemlerden kurtulmak için,verinin yerel olarak
yönetilmesine izin verirken,global olarak erişilebilir halde tutan dagıtık bir veritabanını kullanan yeni bir çözüm geliştirilmesine çalıştı.
Bu sayede, bilgisayar-adres veritabanının tek server'da durmasından kaynaklanan trafik problemi azatılacak ve verilerin güncel durumda tutulması cok daha kolaylaşacaktı.
Bu çalışmaların sonucunda,1984 yılında DNS adı verilen isimlendirme sistemi ortaya çıktı.
DNS Ne Yapar? ->
Bir TCP/IP network'undeki tüm bilgisayarlar ve aygıtlar IP adresleriyle tanımlanır.Bilgisayarların
ve uygulamaların birbiriyle iletişim kurması için bu adresler kullanılır.Ancak IP adreslerini kullanmak ve hatırlamak kullanıcılar açısından
oldukça zor olacagından,bu IP adreslerini rahat anlaşılan isimlere donusturmek için DNS'ten yararlanılır.Bu sayede,belirli bir bilgisayara baglanmak için
IP adresini bilmemiz gerekmez. Ornegin, web tarayicisina http://www.energygroup.com ismini yazdigimizda,ulaşmaya calistigimiz sitenin ana sayfasinin gosterilmesi
icin DNS bu ismin ona karsılık gelen IP adresine donuşturulmesinde gereken mekanizmayi saglar.
Bir TCP/IP agındaki tüm DNS Server'lar, network üzerindeki bilgisayarlardan gelen FQDN(Fully Qualified Domain Name)'den Ip adresine çevrim taleplerini cevaplarken,
aynı zamanda bilinmeyen FQDN'lere karşılık gelen IP adreslerini ba$ka DNS Server'lardan ogrenmek icin birbirlerini kaynak olarak'ta kullanırlar.
Alıntıdır..
eşlemekte ve elektronik e-postalara izleyecegi yol bilgisini saglamakta kullanılan dagıtık bir veritabanıdır.
Internet'e bağlı tüm bilgisayarların IP adreslerinin ve isimlerine ait bilgilerin Internet'teki bir sunucuda tutulması,sunuculara anormal bir yük
getireceginden mumkun degildir.
Bu yüzden, Internet'teki host'ların IP adresi ve isimlerinin tutulması görevi,bu işin hiyerarşik ve dagıtık olarak binlerce DNS sunucusuna
birden paylaştırılması esasına gore dizayn edilmiştir.Her site kendi bilgi veritabanını tutar ve diger sistemlerin
Internet üzerinden sorgulayabilecegi bir server programını çalıştırır.
DNS Mekanizmasinin Ortaya Cikişi->
DNS,Internet'in atası olan ARPAnet doneminden itibaren, client/server bilgisayarların network üzerinden birbiriyle iletisim kurmasını saglamak üzere gelismeye basladi.
Network'e baglı bilgisayar sayısının son derece az oldugu bu donemde, ARPAnet'e baglı her bilgisayarın isim-adres eşlemeleri HOSTS.txt isimli bir dosya'da yer alırdı.
Bu dosya, bir server üzerinden diger bilgisayarlara dagıtılır ve degisiklikler için haftada bir iki defa güncellenirdi.
Ancak network'e katılan bilgisayar sayısının artmasıyla birlikte,bu HOSTS dosyasının kullanılması pratik
olmaktan çıktı.Dosyanın büyümesiyle birlikte,dosyayı dagıtmak için gereken trafik miktarı network'un kaldıramayacagı miktarlara ulaştı.
Aynı host isimlerinin birden çokkez kullanılması sonucunda,isim cözümleme mekanizması işlemez hale geldi ve giderek büyüyen network'te bu dosyanın güncel durumda
kalmasını saglamak son derece zor olmaya başladı. ARPAnet,HOSTS dosyasından kaynaklanan bu problemlerden kurtulmak için,verinin yerel olarak
yönetilmesine izin verirken,global olarak erişilebilir halde tutan dagıtık bir veritabanını kullanan yeni bir çözüm geliştirilmesine çalıştı.
Bu sayede, bilgisayar-adres veritabanının tek server'da durmasından kaynaklanan trafik problemi azatılacak ve verilerin güncel durumda tutulması cok daha kolaylaşacaktı.
Bu çalışmaların sonucunda,1984 yılında DNS adı verilen isimlendirme sistemi ortaya çıktı.
DNS Ne Yapar? ->
Bir TCP/IP network'undeki tüm bilgisayarlar ve aygıtlar IP adresleriyle tanımlanır.Bilgisayarların
ve uygulamaların birbiriyle iletişim kurması için bu adresler kullanılır.Ancak IP adreslerini kullanmak ve hatırlamak kullanıcılar açısından
oldukça zor olacagından,bu IP adreslerini rahat anlaşılan isimlere donusturmek için DNS'ten yararlanılır.Bu sayede,belirli bir bilgisayara baglanmak için
IP adresini bilmemiz gerekmez. Ornegin, web tarayicisina http://www.energygroup.com ismini yazdigimizda,ulaşmaya calistigimiz sitenin ana sayfasinin gosterilmesi
icin DNS bu ismin ona karsılık gelen IP adresine donuşturulmesinde gereken mekanizmayi saglar.
Bir TCP/IP agındaki tüm DNS Server'lar, network üzerindeki bilgisayarlardan gelen FQDN(Fully Qualified Domain Name)'den Ip adresine çevrim taleplerini cevaplarken,
aynı zamanda bilinmeyen FQDN'lere karşılık gelen IP adreslerini ba$ka DNS Server'lardan ogrenmek icin birbirlerini kaynak olarak'ta kullanırlar.
Alıntıdır..